Sıkkınlık/Sıkkınlığım
Bugünlerde yine kendi iç bunalımlarıma dönmüş durumdayım."Bahar" dışarıda hayat cıvıl cıvıl bense yaramı kazıp duruyorum utanmadan birde üzerine tuz basıyorum. Yaklaştı ya yine azrailim stres hat safha(ey ziyaretçi bu sayfayı görüyor isen beni tanıyanlardansın demektir! o yüzden çok izaha girmeden şöyle tanımlayayım azrail: zat - ı öss :x) Böyle bir delilik anları, önüne gelene sataşma durumları felan fıstık şeyler işte...İnsan kendi içine dönüyor dedim ya acı, acı, acı... ne bu yahu annemin bile beni sevmediğini düşünmeye başladım.(çok salakça ama işte..) o yüzden her bunalıma düştüğümde imdadıma yetişen kitaplara geri döndüm.(bu dönem başladığından beri kitap okumamıştım.) Şiddetle tavsiye ediyorum arkadaşlar başkalarının kederlerine ağlamak daha rahatlatıyor insanı!!!(Kendi kederini unutturması hasebiyle :D ) Şu an sayın Goethe abimizin Faust adlı kitabını okumaktayım. İyi geldi valla. Çok kıymatli siz dostlarla bir bölümünü paylaşmak istedim.(gerçi buranın benden başka ziyaretçisi olduğunu sanmıyorum ama işte kişisel blog şeysi yazıyorum aklıma ne gelirse. ımm web günlüğü ya) Bu arada bugün kandil bana dua ediverirseniz çok mesut ve de bahtiyar olurum, çünkü bu garip kul o esnada siz sayın insanlar için dua ediyor olacak.
* Dip Not:
İstek duam :p : "Eyyy yumurtaya can veren yüce Rabbim,ne olur sen şu aciz kulun Yeşim'e bir kaç ay daha çalışma azmi verde artık şu Boğaziçini kazansın da hepimiz derin bir ohh çekelim. Ne bu ya eziyet,eziyet,eziyet kendi yetmiyor bizede çektiriyor.Allah'ım kız psikopata bağladı.Korkuyorum sınavdan sonra kendisini bir binanın tepesinden salmasından bu yüzden lütfen kazansın artık....."
gibi bir dua kabulümdür!
Eveet alın size Goethe Abimizden alıntı:
Yine yaklaşmaktasınız, belirsiz şekiller,
Vaktiyle, erkenden bana hayal meyal görünen.
Acaba bu kez de denesem mi, tutmayı sizi?
Meyilli midir kalbim hâlâ kurduğum o hayale?
Üstüne gidiyorsunuz! Pekâlâ, siz yönetin o halde,
Siz ki, çepe çevre sis ve duman gibi etrafımı saran;
Sarsılır göğsüm gençliğimdeki gibi
Gördükçe geçişinizi saran o büyülü nefesi.
Getirmektesiniz beraberinizde mutlu günlerin resmini,
Ve yükselmekte kimi sevgili gölgeler;
Hatırlatır ilk aşkları, ilk dostlukları;
Acı yenilenir, yineler kendini sitem
Yaşamın karmaşık, labirentimsi gidişatında
Ve güzel vakit geçirme uğruna iyileri anın bana,
Talihin yanılttığı, gözümün önünde eriyip gitmiş olan.
Duyma bu şarkıları onlar,
Mısralarını söylediğim o ilk ruhlar;
Dağıldı birden o iyi niyetli kalabalık,
Ah! Kesiliverdi büsbütün.
Ses bulur kederim kimlerin oluşturduğunu bilmediğim kalabalıklarda,
Tuttukları alkış bile korkutmaya yeter beni,
Ve başka ne var ise şarkımda mutlu kılan,
Unutulmadıysa hâlâ, dolaşıyorsa dillerde şaşkın gibi
dünyanın dört bir yanında.
Ve alır içine beni çoktandır unuttuğum bir hasret
İşte o sessiz, vakur ruhlar alemine;
Şimdi uçuşmakta belirsiz notalarda
Eol harpından çıkarcasına peltek dille söylenen şarkım;
Ürperir içim gözyaşın ardından sıralanır göz yaşları,
Katı yürek, yumuşak ve ılımlı gibi hissedilir
Sahip olduklarımı görürüm benden uzak,
Ve gerçeğe dönüşür yitirdim sandıklarım.
Veee son olarak günün şarkısı: İmkânsız aşk (öss ve boğaziçine itafen :p )
Köşeyii dönsem ölümm ,düüüzzz gittsemm hayat ahh gölgeler içindeyyiiim
Senn immmkânsızsın, sensizliiik imkânssssııızzz ahhhh boğaziçi imkânsııızzz....
(yeşim o esnada bir silah arıyordur bu dizeleri haykırarak hehehehe fazla uzatttım b.ka sarıyor temem temem ben gider) buyrun dinleyin şarkı burdadır

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home