eccrinè

psikolojik güzergâhım...

Pazartesi, Mayıs 29, 2006

Komedi Dünyam!

Son günlerde çok yorulmaktayım sevgili ziyaretçi. Dershanede ÖDS ye alınmışım. Mutlulukla hüzün bir arada sebeb-i mutluluk: Yeşim ablanız iyi puanlar almakta, sebeb - i hüzün: aile içinde aldığım yeni lakap eheheh kızıyorum ama çaktırmıyorum ehe ehu.Herneyse konumdan fazla sapmayayım....
Bu Cuma [yani dün olur] sabahın 8'inde dershanenin yolunu tutmuşum sırtımda katır yükü [eziyet-i azabım *sözlüklerde aramayın benim lügatımdan kelimeler ;)] kitaplarımla... İki denemeye girmişim bir o kadarda etüt [ hiç bilmediğim sosyali sallamışım tutmuş ne hikmetse ] saat 6 olmuş veee benim kayış kopmuş, başlamışım millete işkence vari eylemlerde bulunmaya bunu gören dershane yönetimi devam etmekte olduğum aşırı şiddet ve terör eğilimime dayanamayıp, ben dershaneyi darma duman etmeden iki saat önce beni salmış... :p

Yolda avare avare yürümekteyim ki her seferinde acayip zevk alarak anlık dinleyişlerde bulunduğum insan sesleri çevremi sarmış [çok mutsuz olduğum bir an bile gülmeme sebep olabiliyorlar. Sağol insanlık iyiki varsın hehe] ve yine başlamışım dinlemeye...
Bir abi bana doğru yürüyor arkadada [ 10 metre ötede ] bir abla bir vitrinin camına yapışmış salyalarını akıtarak bakıyor.. tam abiyi geçtimm ses geldi: Hamiiit, Hamittt gel bak bu elbise güzel değil mi? [ Bende soru işaretleri: naan bu Hamit kim, bu kadın tek değil miydi?] --Yani yolda yürüyorsun iki kişi var aralarında on metre hiç dermisin ki bunlar meğer berabermişş-- adam elinde bir yığın poşet ablak bir surat ifadesiyle döndü ve yalancı bir tebessümle hı hı, hı hı evet güzel,güzel güzel dedi. Ama o adamın gerçek fikri değildi ve o elbiseye bakmamıştı bile...
Şimdi diyeceksiniz ki bunun senle alakası ne, sanane git işine ama bu önemli bence;

Sorun: Kadın erkek ilişkileri. O kadar baskıcı olmuş ki kadın, adam kendi fikrini bile söyleyemez olmuş. Bu böyle olmamalı.
Sonuç: Beğenmedim, beğenmedim kardeşim al işte çat çat söyledim ohh.Diyebilmeli insan.
Ben olsaydım: Huleen be kadın kaç metre yol gitmişim, elimde onca poşet bu bana revamı lenn, işe yaramaz bi elbise için beni döndürüyosun beğenmedim! Beğenmem çok mu önemli, ben beğenmesemde sen alacaan koymuşsun kafaya bi kere ne soruyon.. Şimdii düş hulen önüme yürü yoluna bakem hade yallah derdim ahaha

Sonra şu dolmuş olaylarım [ benim dolmuş efsanem çoktur ara ara anlatırım bütün güzel şiirleri dolmuşta yazarım valla :D] Yine sıkkın, yorgun, bezik ben bu olayın etkisiyle tebessümle dolmuşa binmekteyim ki sabah yolda görüp dolmuşun camına yapıştığım reddy women [ kırmızılı kadın ] edalı kızla bu sefer aynı dolmuşa biner olmuşum [Hay gözünü sevdiğimin ülkesi nasılda barındırıyorsun her görüşte insanı kavga etmeden.] Reddy kız dolmuşa biner; arkasından iki çarşaflı teyzem, teyzeler kıza ters bakmaz kız teyzeleri yadırgamaz bende arkalarından biner önlerine otururum, buraya kadar herşey tamamdır, benim sabah bir kere [cama yapışırkene] ve arabaya binerkende bir kere söylediğim Allah islah etsini saymazsakk. Kız emreder bir ifadeyle parayı uzatır: "Bir tam, bir öğrenci" Ben parayı şaşkın alırım şöföre,sonra para üstü gelir ve kız para üstünü tek bir kelimeye gerek duymadan geri alır.Benim atık şarteller kısa devrenin zirvesindedir ve o an : Teşekkür ve hoşgörüden yoksun insan artığı sana ne diyeyim ben, Allah islah etsin! Bir gün içinde iki kere gördüğü insana 3 kere Allah islah etsin dedirtecek kaç kişi vardır?E be kızım çok mu hoşuna gidiyor etini teşir etmek, yok anlamıyorum kıçını başını açınca ne oluyor. Hiç mi sana özel bişeylerin olmayacak herkese göstermek zorundamısın! [ o badyden bozma sutyenden toplama ateş kırmızısı paçavrayı giyerek] Yok mu saygın vücuduna bu havada böyle giyiniyosun...
Off çok kızmıştım bunları söylendim durdum içimden işte... Yok hayır anlamıyorum bir bayan nasıl bu kadar alımlı ve aynı zamanda nasıl bu kadar dangalak olabilir? Muhabbet şöyle olamazmıydı:
-"Bir öğrenci, bir sivil uzatabilir misiniz?"
-Tabi
Para üstü gelir.
-"Teşekkür ederim."
-Rica ederim.
Böyle bir muhabbet olsaydı inanın ne dangalaklığına laf eder ne de beni hiç mi hiç ilgilendirmeyen giyim tarzı hakkında yorum yapardım! Siz siz olun insan ilişkilerinize dikkat edin. Yoksa dolmuşta gördüğünüz, hiç tanımadığınız, yaptığınız şeyin farkında bile olmadığınız şahıs arkanızdan atıp tutuyor olabilir ehehehe [benim gibi]

Son olarak: Hep atışıp durduğum uyuz kuzenim Muharrem [bilmiyorum o olmasaydı napardım] bu aralar yine bana takılmakta sizin bu mefkûre besili inek yetiştiriciliğine başlamışta en besilisi sen olmuşsun, lisede taktığın inek çanını hala boynundan çıkaramamışsın falan filan diye bir kızıyorum ki anlatamam başlıyoruz hacivat karagöz gibi atışmaya. Ama abilerimin yolundayım o bana örnek olmasaydı ben nasıl bu kadar besili olurdum hehe.

*Vocabularies [hazırlıkta hergün ödev buydu]

Eziyet-i azap: Biz ona güzel türkçemizde kitap diyoruz, bugünlerde milletin tek derdi olan trendy ve entel görünmek için yanlarında taşıdıkları, aslında içeriğinin ne olduğunu bile bilmedikleri nesne.

Avare avare yürümek : Yaptığım tek şey ehe ehe.

Allah islah etsin: Gördüğün kötü muameleden veya enteresan kişiliklerden sonra başvurduğun tümce dizilimi. Dini tabiri ile dua.

Teşekkür ederim: Memnuniyet ve mahçubiyet belirtisi

Çan: Hıristiyan alemi için önemli olan nesne. Bide hayvanlara takılıyor kaybolmasın diye mi ne...

İnek : Etinden sütünden yararlandığımız, tren seyahatlerimizde birbirimize bakmaya doyamadığımız, okulda arkadaşlarımıza benzetmeler yaptığımız [şekil A bkz. ben] yer yer bufalo, boğa, öküz diyede adlandırılan [cins adı olur] hayvanlar aleminin, omurgalılar şubesinden memeliler sınıfına ait bir tür. Eh çok faydalı hayvan ben napiim :p

/sanırım bu kadar gevezelik yeter!/

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home